VERGİ ZİYAI CEZASI NEDİR VE NASIL İTİRAZ EDİLİR?

1) Vergi Ziyaı Cezası Nedir?

Vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi sebebiyle, verginin zamanında tahakkuk ettirilememesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder. Şahsi, medeni haller veya aile durumu hakkında gerçeğe aykırı beyanlar ile veya sair sebeplerle verginin noksan tahakkuk ettirilmesine veya haksız yere geri verilmesine sebebiyet vermek de vergi ziyaı hükmündedir. Vergi ziyaına sebebiyet verilmesi halinde kesilen cezaya da vergi ziyaı cezası denilmektedir.

2) Vergi Ziyaı Cezası Kesilmesini Gerektiren Haller Nelerdir? 

2.1) Vergilendirme Ödevlerinin Yerine Getirilmemesinden Doğan Haller

Kanundan doğan vergisel yükümlülüklerin zamanında ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekmektedir. Örneğin vergi mükellefi tarafından gelir vergisi beyannamesinin süresinde verilmemesi veya da vergiye tabi tutulan matrahın eksik beyan edilmesi halinde vergi zamanında tahakkuk ettirilemeyecek veya eksik tahakkuk ettirilecektir. Vergi ziyaına sebebiyet verilen bu gibi hallerde mükellef veya sorumlu hakkında Vergi Usul Kanunu’nun 344/1. maddesi uyarınca ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilecektir. 

2.2) Vergi Suçu İşlenmesinden Doğan Haller

Vergi suçları Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hilesi yapılması, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açılması, bu defterlere kaydı gereken hesap ve işlemlerin vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedilmesi, defter, kayıt ve belgelerin tahrif edilmesi, yok edilmesi, defter sahifeleri yerine başka yapraklar konulması veya hiç yaprak konulmaması, bu defterlerin gizlenmesi, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlenmesi, belgelerin asıl veya suretlerinin tamamen veya kısmen sahte olarak düzenlenmesi veya bu sahte belgelerin kullanılması vergi suçunu doğuran ve vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren hal ve eylemler olarak belirtilmiştir.

Kanunda yer alan bu suçların işlenmesi halinde vergi yükümlüsü hakkında ceza davası açılacaktır. Bu ceza davasında vergi suçunu işleyen mükellef hakkında bir cezaya hükmedilmesi idari suç niteliğindeki vergi ziyaı veya usulsüzlük cezalarının uygulanmasına ise engel teşkil etmemektedir. Bu sebeple vergi suçunu işleyen mükellef/sorumlu hakkında hapis cezasına hükmedilebileceği gibi ayrıca Vergi Usul Kanunu’nun 344/2. maddesi uyarınca ziyaa uğratılan verginin üç katı tutarında, bu fiillere iştirak edenler yönünden ise ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilecektir. 

3) Vergi Ziyaı Cezasına Karşı Başvurulabilecek Hukuki Yollar Nelerdir?

Vergi ziyaı cezasını doğuran birtakım eylemleri sebebiyle vergi ceza ihbarnamesi kendisine tebliğ edilen mükellef, tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde iptal davası açabilir. İptal davasının açılmasıyla birlikte İYUK madde 27 uyarınca idari işlemin yürütmesi kendiliğinden durmaktadır. Dolayısıyla ceza ihbarnamesini mükellefe tebliğ eden kurum tarafından dava sonuçlanıncaya kadar cebren tahsil işlemlerine geçilebilmesi söz konusu olmayacaktır. Davanın kazanılması halinde vergi cezasının iptaline karar verilecek ve vergiyi doğuran aynı olayla ilgili bir daha vergi cezası kesilemeyecektir. Davanın kaybedilmesi halinde ise vergi ceza ihbarnamesi kesinleşecek ve cebren tahsil işlemlerine geçilecektir.

Vergi ceza ihbarnamesine karşı iptal davası açılabileceği gibi uzlaşma talebinde bulunulması da mümkündür.  Uzlaşma talebinin vergi ceza ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren yine 30 günlük süre içerisinde yapılması gerekmektedir. Mükellefin, dava açma süresinin sonuna kadar teklif edilen cezayı kabul ettiğini yazılı olarak bildirmesi halinde uzlaşma sağlanmış olacaktır. Uzlaşmanın sağlanması halinde, mükellefin daha sonrasında bu ceza ihbarnamesine karşı dava açabilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla uzlaşma talebinde bulunan ceza muhatabı, uzlaşma talep ettiği vergi ziyaı cezası için, ancak uzlaşmanın sağlanamaması halinde dava yoluna gidebilecektir. Dava yoluna gidilmesi halinde, uzlaşma müzakereleri sırasında dava açma süresi bitmiş veya 15 günden az kalmış olsa dahi uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin tutanağın mükellefe tebliğinden itibaren bu dava açma süresi 15 gün daha uzayacaktır. Uzlaşmanın sağlanamaması halinde ayrıca yeniden uzlaşma talebinde bulunulabilmesi mümkün değildir. 

4) Vergi Ziyaı Cezalarında Zamanaşımı Süresi Ne Kadardır?

Vergi Usul Kanunu’nun 374. maddesinde vergi ziyaı cezasının kesilebileceği zamanaşımı süresi düzenlenmiştir. Buna göre vergi ziyaı cezasının, cezanın bağlı olduğu vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın birinci gününden başlayarak 5 yıl içerisinde kesilmesi gerekmektedir.  Vergiyi doğuran olayın üzerinden 5 yıl geçmesiyle birlikte verginin ziyaına sebep olan olaya dayanılarak vergi ziyaı cezası kesilemeyecek; kesilerek mükellefe tebliğ edilmesi halinde ise bu işleme karşı açılacak iptal davasında zamanaşımı sebebiyle söz konusu vergi cezasının iptaline karar verilecektir. Vergiyi doğuran olaydan itibaren 5 yıl içerisinde vergi cezasının kesilerek mükellefe tebliğ edilmesi ise bu zamanaşımı süresini kesecektir.

Bunun dışında tahsil zamanaşımına da değinmekte fayda vardır. Tahsil zamanaşımı, bir amme alacağı olan verginin, ödenmesi gereken vade tarihinden itibaren tahsil edilmesi gereken süreyi ifade etmektedir. Tahsil zamanaşımıyla ilgili düzenlemeye Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 102. maddesinde yer verilmiş olup bu süre yine 5 yıl olarak belirlenmiştir. Dolayısıyla vergi ceza ihbarnamesinin mükellefe tebliği akabinde bu cezanın ödenmesi gereken vade tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde tahsil edilemeyen vergi ziyaı cezası zamanaşımına uğrayacaktır.

5) Görevli ve Yetkili Mahkeme Hangisidir? 

Vergi ziyaı cezalarına karşı açılacak iptal davalarında görevli mahkeme vergi mahkemeleridir. Bu davalarda yetkili mahkeme ise vergi ceza ihbarnamesini düzenleyen vergi dairesinin bulunduğu yer mahkemesidir.